Sessizlik
Mart 9th, 2008 Kategori: DUSUNCELERKonuşmadan duramayız. Konuşacak kimse bulamazsak kendimizle konuşuruz. Kafamızda ve ağzımızda devamlı kelimeler, sözcükler ve tanımlamalar vardır, onlarsız yapamayız. Her şeyin bir anlamı, bir nedeni, bir açıklaması olsun isteriz. Anlamak için de kelimeleri, sözcükleri kullanırız.
Nevar ki sözcüklerin, kelimelerin dünyası çok sığ bir dünyadır. Hayatta derinliği olan, anlam zenginliği olan şeyler, kelimelerle anlatılamaz. Ama, biz herşeyi kelimelere dökmek ve anlamak isteriz. Çünkü, anladığımız zaman o şeye sahip oluruz. Derinliklere inmek ve gerçek güzelliklere ulaşabilmekse teslimiyet gerektirir. Susmak, ve hem ağzımızdaki hem de kafımızdaki sözcükleri susturmak, gerçek güzelliklere ulaşmanın yoludur.
Sevdiklerinizle birlikte iken, bir süre susun ve birbirinizin varlıklarını dinleyin. Güneşin batışını, mehtabı, üst kattan şehrin ışıklarını, konuşmadan bir süre sezsiz izleyin. Ama bu çok zordur, çünkü, konuşmazsanız, yok olacağınız endişesi duyarsınız. Egonuz kendisini tehlikede hisseder ve konuşmaya başlarsınız. Böyle yapınca derin anlamları, duygu derinliğini kaybedersiniz.
Susun ve dinleyin: kendi içinizdeki var oluşsesini, dışınızda evrenin sesini, ve karşınızdaki kişinin varlığının sesini. Susun , Ama önce içinizdeki sesi susturun.
2 yorum yapılmış to “Sessizlik”
Ajanda Blog tarafından Mar 15, 2008 tarihinde
Harika bir yazı… tam da düşündüğüm gibi ve tamda ifade etmek istediğim gibi… demek ki yanlış düşünmüyormuşum
elinize sağlık…
Osman tarafından Mar 21, 2008 tarihinde
Soz gumusse sukut altindir diye bosuna dememis atalarimiz. En iyisi sozu kisa kesip kelimeleri altin gibi kullanmak.