Ben, “Benim İşim” deyim
Mart 23rd, 2008 Kategori: DUSUNCELERHayatımızda üç türlü iş var. “Benim İşim”, “Senin İşin”, “Tanrı’nın İşi”. Benim bir şeyler yapabileceğim, etkili olabileceğim tek iş “Benim İşim”. Diğer işlerde olursam, hiçbir etkinliğim olamaz. Sadece, korku, endişe, çaresizlik, üzüntülerle başbaşa kalırım. “Tanrı’nın işi” Tanrı’ya aittir. Kimse bir şey yapamaz. “Senin İşin” de sana aittir. Senin inanç sistemlerin, değerlerin, şartlanmaların senin davranışlarını belirler. Ben bunlara etkili olamam. Tek yapabileceğim kendi işimde olmam.
Örnek:Deprem. Kimin işi? Tanrı’nın. Tanrı ne zaman isterse o zaman İstanbul’da deprem olur. Ben buna takılır kalırsam, korku ve endişe içinde yaşarım. Ama, ben “Benim İşim”de olursam, yani evim sağlam mı ölçtürürsem, gerekli takviyeyi yaptırırsam, eşyaları sabitlersem, korkular yok olur. Böylece, etkin, netice alıcı, sonuç getirici, birşeyler yapılmış olur…
Aynı şekilde, biri beni sevebilir, bir diğeri nefret edebilir. Bunun sebebi “Ben” değilimdir. Yoksa herkes aynı şekilde, sever ya da nefret ederdi. Senin bana bakışın, senin inanç sistemlerinle, şartlanmalarınla ve değer yargılarınla şekillenir. Ben bunlara birşey yapamam. Beni seversen, ne güzel. Sevmezsen, elden birşey gelmez. Benim yapabileceğim, kendimi sevilecek kişi haline getirmek ve sevmek. “Beni sevmiyor” diye sızlanmayı bırakıp, sevmek. Sen beni sever misin, sevmez misin? Bu senin sorunun.
Ben bu dünyaya senin isteklerini gerçekleştirmek için gelmedim. Biliyorum ki sen de benim isteklerimi gerçekleştirmek için bu dünyada değilsin. Eğer bir araya gelirsek, bazı şeyleri paylaşabilirsek çok güzel. Gelemezsek, bu da güzel.